Monday, April 8, 2013

ece temelkuran'ın istediği memleket

benim için ece temelkuran demek 55 demek. neden 55? şöyle, anlatayım.


gazete yazılarını deliler gibi takip etmedim hiçbir zaman, ama kitaplarını çok sevdim. bence çok ince düşünen bir ruhu, kimsenin bakmadığı yerlerden bakmayı başarabilen bir zekası var. denemelerinden ziyade sahadaki röportajlarını sevdim ben hep. benim gibi herkes sever zannediyordum. yanılmışım.

üniversitede aldığım bir derste dünya devrimleriyle ilgili sunum hazırlayacaktık. ikili gruplar halinde çalışacaktık ve bize Venezüella düştü. gittik araştırdık, okuduk, yazdık, çizdik. sunum günü kitapları da alıp masanın üstüne koyduk. arada açtık oradan bir şeyler okuduk, sunumu bitirdik. ece temelkuran'ın "biz burada devrim yapıyoruz sinyorita" kitabı da okunanlar arasındaydı. devrimin siyasi ve ekonomik yönlerini anlatan birçok kitap vardı, ancak bu kitaplarda sosyal değişim çok azdı. bizce temelkuran'ın kitabındaki görüşmeler bu açığı kapatıyordu ve olay yerinden hiç bilmediğimiz anekdotlar anlatıyordu. "temelkuran'ın kitabı burada ne arıyor?" diyen profesöre de bu yanıtı verdik. hoca şöyle bir baktı, "bir gazetecinin yazıları asla sosyolojinin içinde yer alamaz", dedi, "notunuz 55".

şimdi hocam, bu kalıplara ne gerek var? siz boğaz manzaralı üniversite odanızda otururken bu kadın sırtında çantası sokakları arşınlıyor. sosyoloji okumamış derseniz, hukuk okumuş. yök'e bağlanıp bir üniversite çatısına kendisini atmadığı için sizden daha az bilgili olduğunu nasıl iddia edebilirsiniz? çalışmalarında itiraz ettiğiniz noktalar olabilir. her sosyologun çalışmasını %100 onaylıyor musunuz? yöntemine karşı çıktığınızı düşünsek, sahaya inip görüşme yapmaktan daha temel bir sosyoloji yöntemi var mı?

diyemedik. o zamanlar toyduk.

aşağıdaki videoyu youtube'da başka videoların peşinde dolanırken gördüm. TRT'de yayınlanan Memleket İsterim programından. anlattıklarının ötesinde samimiyetini seviyorum bu kadının. yanılgılarını, hayalkırıklıklarını, umutsuzluğunu anlatmasındaki doğallığını. birçok kere anlatmaya çalışması, ama hiç anlaşılamamasından sonra "ayıptır, günahtır, yapmayın" noktasına gelen en insani haykırışlarını. bir kulak verin derim.


 


Memleket İsterim programının diğer videolarında başka isimler de var. Youtube kanalından hepsini izleyebilirsiniz. her konuşan doğruyu söylemiyor elbet, ama insanları kalıplara sokmadan dinleyip, doğru-yanlış kararını vermek de bir meziyet.


2 comments:

Müge Alev said...

Güzel bir yazı olmuş, seninle aynı düşünceyi ve anlattığın kadarıyla Ece Temelkuran'ı aynı şekilde takip ediyorum ve onu samimi buluyorum. Ve bence çok gezen bilir :) Hocana bu lafı yapıştırmak isterdim.

chiydem said...

gezi parkı mücadelesi sırasındaki yazıları ve birgün'ün başına geçtiğindeki tavrı yüzünden ben kendisinden epey bir soğudum. onu da yazacağım bir ara. :)